Sade Ev Dekorasyonu Nasıl Yapılır? Az Ama Doğru Parçalarla Zamansız Bir Ev
Share
Ben sadeliği bir evde hiçbir şey olmaması olarak görmüyorum. Benim için sadelik; az ama doğru parçaların bir araya gelmesi.
Bir odayı dekore ederken her köşeyi doldurmak, aynı işlevi gören birden fazla mobilya kullanmak ya da her parçayı dikkat çekici hâle getirmek bana çok yakın değil. Bunun yerine gerçekten sevdiğim bir yatak, güzel bir komodin, iyi bir çalışma masası, kaliteli bir kapı, özenle seçilmiş bir duvar rengi ve doğru tekstiller…
Bazen bunlar yeter.
Çünkü bana göre güzel bir ev, içinde ne kadar çok şey olduğuyla değil, olan şeylerin ne kadar doğru seçildiğiyle ilgili.
Sadelik, boşluk demek değildir
Minimal ve sade ev dekorasyonu denildiğinde akla genellikle beyaz duvarlar, az eşya ve oldukça nötr alanlar geliyor.
Oysa sadelik benim için bundan biraz farklı.
Bir duvar koyu kahverengi olabilir. Çok sevdiğiniz bir yatak odası tamamen bordo olabilir. Büyük bir ahşap masa bulunduğu alanın bütün karakterini belirleyebilir.
Bunların hiçbiri sadeliği bozmak zorunda değil.
Çünkü sadelik renksizlik değil; gereksiz kalabalığın olmaması.
Bir odada kullandığım her parçanın bir amacı veya bende yarattığı bir his olsun istiyorum. Sadece boşluğu doldurmak için orada bulunan eşyalardansa, daha az sayıda ama uzun süre seveceğim parçaları tercih ediyorum.
Her şey star parça olmak zorunda değil
Dekorasyonda en sevdiğim yaklaşımlardan biri bu.
Bir odadaki her parça kendini göstermeye çalışıyorsa, aslında hiçbir parça gerçekten öne çıkamaz.
Odanın yıldızı çok sevdiğiniz bir yatak olabilir. Karakterli bir çalışma masası, farklı bir duvar rengi, güzel bir koltuk ya da özel bir aydınlatma olabilir.
Geri kalan parçaların onunla yarışmasına gerek yok.
Tam tersine, daha sakin seçimler güçlü parçaların kendini göstermesine alan açar.
Örneğin koyu kahverengi bir duvarınız ve çok sevdiğiniz ahşap bir yatağınız varsa, perdeyi de aynı derecede iddialı seçmek zorunda değilsiniz.
Bazen düz, beyaz ve güzel dokulu bir perde tam olarak ihtiyacınız olan şeydir.
Sade dekorasyonda kalite neden daha fazla fark edilir?
Bir alanda daha az eşya olduğunda her parçayı daha fazla görmeye başlarız.
Kumaşın dokusunu, mobilyanın malzemesini, kapının detayını, boyanın duvardaki duruşunu…
Bu nedenle sade dekorasyonda benim için kalite, gösterişten daha önemli.
Çok fazla aksesuar yerine iyi seçilmiş birkaç obje; birkaç mobilya yerine gerçekten sevilen bir mobilya; karmaşık detaylar yerine güzel bir malzeme…
Bence zamansız bir ev yaratmanın sırrı biraz da burada.
Her sezon değişen trendlere göre evi yeniden oluşturmak yerine, uzun süre seveceğiniz temel parçaları seçmek.
Sade bir evde perde nasıl seçilmeli?
Perde, özellikle sade bir dekorasyonda düşündüğümüzden çok daha önemli.
Çünkü pencerenin büyük bir bölümünü kaplayan kumaş, odadaki en geniş yüzeylerden biri hâline geliyor.
Bu nedenle sade perde seçimi yaparken yalnızca renge değil, kumaşın dokusuna ve duruşuna da bakmak gerekiyor.
Örneğin düz beyaz bir perde ilk bakışta dünyanın en basit seçimi gibi görünebilir.
Ama güzel dökülen, dokusu hissedilen, keten görünümlü kaliteli bir kumaş kullanıldığında bambaşka bir etki yaratabilir.
Desene ihtiyaç duymaz.
Yoğun detaylara ihtiyaç duymaz.
Bazen güzel bir kumaşın doğal duruşu zaten yeterlidir.
Ve benim sadelikten anladığım şey de tam olarak bu.
Beyaz ve keten görünümlü perdeler neden zamansız?
Beyaz, kırık beyaz, ekru ve doğal keten tonları birçok dekorasyon stiline kolayca uyum sağlar. Fakat onları güzel yapan yalnızca kolay kombinlenmeleri değildir.
Bu renkler, odadaki diğer parçaların önüne geçmeden onları tamamlayabilir.
Koyu bir duvarın yanında ferahlık yaratabilir. Ahşap mobilyaların sıcaklığını ortaya çıkarabilir. Renkli bir odada denge sağlayabilir.
Özellikle kumaşın kendine ait güzel bir dokusu varsa, sade bir renk seçimi perdenin sıradan görünmesi anlamına gelmez.
Tam tersine bazen en sade görünen parça, kalitesi sayesinde odanın en zarif detayına dönüşür.
Odayı doldurmak yerine ona nefes alacak alan bırakın
Bazen bir odada bir şeylerin eksik olduğunu hissettiğimiz anda yeni bir eşya alma eğiliminde oluyoruz.
Boş bir duvara mutlaka bir şey asmak, yatağın iki tarafına mutlaka iki komodin koymak, boş kalan her köşeyi bir mobilyayla değerlendirmek zorundaymışız gibi…
Ama her boşluk doldurulmak zorunda değil.
Bazen o boşluk, sevdiğiniz diğer parçaların daha güzel görünmesini sağlar.
Evin içinde gözün dinlenebileceği alanların olması da dekorasyonun bir parçası.
Bu nedenle bir şey eklemeden önce kendime şu soruyu sormayı seviyorum:
Burada gerçekten bir şeye ihtiyacım var mı, yoksa sadece boş olduğu için mi dolduruyorum?
Cevap ikincisiyse, belki de hiçbir şey eklememek en doğru seçimdir.
Zamansız bir ev için önce neyi sevdiğinizi bulun
İlham almak güzel. Pinterest'e bakmak, farklı evleri incelemek, yeni renkler ve malzemeler keşfetmek de öyle.
Ama bütün bunların sonunda yaşayacağınız ev sizin.
Bu yüzden sade ve zamansız bir ev oluştururken yalnızca trendleri takip etmek yerine gerçekten neyi sevdiğinizi anlamaya çalışın.
Belki sizin için bu, koyu bir duvarın önündeki sade beyaz bir perde.
Belki çok sevdiğiniz tek bir komodin.
Belki yıllarca kullanmak isteyeceğiniz güzel bir çalışma masası.
Belki de hiçbir şey eklemediğiniz o boş köşe.
Sadelik eksiklik değildir.
Bazen tam tersidir.
Neyi sevdiğini bilmek, ihtiyacın olmayanı çıkarmak ve geriye kalanları biraz daha özenle seçmektir.
Çünkü iyi tasarlanmış bir evin her köşesinin dolu olması gerekmez.
Bazen doğru detaylar yeter.
Homeflar
Küçük detaylarla başlayan bir yolculuk.